09 Şubat, 2019

Sarı gül ve CHP: Ayasofya'yı açacakmış

5 yıl önce
Ayasofya | ŞAİRİN YERİ *** NECATİ ÇAVDAR'DAN ŞİİRLER
sairinyeri.blogspot.com/2006/09/ayasofya.html
Osman ÇakırTakip Et
NASIL BİR AHLAKSIZSINIZ SİZ
NASIL BİR UTANMAZSINIZ..
SİZE DİYECEK LAF YOK..
ÇÜNKİ UTANMANIZ KALMAMIŞ.
DAHA KAÇ KERE BU HALKTAN TOKAT YİYECEKSİNİZ.
HALKTAN UZAK HALKÇI PARTİ
BU KADAR OLUYOR İŞTE.
OSMAN ÇAKIR.
Yorumlar
TC Mustafa Zor Bunlari artik HALK yemiyor, gercekler biliniyor.UCUZ politik söylem den öte degil.MESELA söylede yazilabilirdi ; 11 yildir , RÜSVET ye, HIRSIZLIK yap,ÜLKE insanini biribirine kindar yap, DEVLET kasasinin soyulmasina göz yum hatta ortak ol, ama aklina 11 yilda AYASOFYAyi acmak DÜSÜNCESI gelmesin.gibi söylemde DOGRUDUR.Ben sahsen KASAYA bakarim, kim iyi yönetecekse oradayim.Selamlar.
Yönet
5y
BeğenDaha fazla ifade göster
TC Mustafa Zor Bizim kişilerle sorunumuz yok, memleketin DEMOKRASİ SORUNU VAR.
Yönet
5y
BeğenDaha fazla ifade göster
TC Mustafa Zor Sorunda orada zaten.Demokrasilerde kisiler degil KURUMLAR vardir.Partilerde bu kurumlardan birtanesidir.Bir kisinin her dedigini her istedigini onaylamak , DEMOKRASI degildir.O zaman yanlisliklarin hesabi 1961 de yapildigi gibi bir kac kisiden mi sorulacak.Onun adu GÜDÜK DEMOKRASI dir.74 milyonluk stratejik öneme sahip bir ülke böyle Güdük Demokrasiyi hic hak etmiyor.saygilar.

İKİ YANAR DÖNER: Soylu ve Kurtulmuş

5 yıl önce
İKİ YANAR DÖNER:
DARBE VARRRRRRRRRRRRR
Hırsızlık YOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOK
Deli Dumrul
Demokrat Parti Genel Başkanı Süleyman Soylu ve
bir dönem Saadet Partisi Genel Başkanlığı, bir dönemde Has Parti Genel Başkanlığı yapan Numan Kurtulmuş.
Şimdi her ikiside AKP Genel Başkan Yardımcısı.
Bunlar ayrıca genel başkanlık yaptığı dönemlerde
AKP hükümetini yolsuzlukla suçlayarak;
- ''Bu hükümet yandaş iş adamlarına rant sağlıyor rant''
- ''Erdoğan rantın babasını getirdi''
- ''Bilal bu gemicikleri nasıl aldı'' diyorlardı.
Bugün ise ortada fotoğraf çekimleri, video görüntüleri, telefon kayıtları ve bir sürü döküman ile delillendirilmiş yolsuzluk skandalı olmasına rağmen, ''ortada henüz bir yolsuzluk yok aksine darbe girişimi var'' diyorlar.
Bu nedir Allah aşkına sevgili dostlar?
Bu müslümanlık mıdır?
Bu insanlık mıdır?
Dünyanın neresinde böyle birşey var?
Yorumlar
Salih Demiryürek edebi olmayınce denecek söz yok.
Yönet
5y
BeğenDaha fazla ifade göster
Mustafa Tunç politika öyle bir şerefsizlik msleğidir işte sayın dostlar
Yönet
5y
BeğenDaha fazla ifade göster
Necati Çavdar Aynen, Mustafam böyle..O yüzden uzak duruyoruz..
Yönet
5y
BeğenDaha fazla ifade göster
Zekeriya Çavuş Çavdar bey bayaa uzak durmaktasında başkalarının darılarını iyice çavdarlamaktasın. Hani keçi koyun hikayesi gibi. Siyaset bilindiği üzere yalandan ibarettir. Ya yalancı olacan ya da yalana dalmayacan mertlik her ikisinin arasında kalan ince ipliktir. Hem uzaktayım diyorsun hem de at gözlüklüleri hem yemleyor hem unun kendin de yiyorsun. Oy veren her insan ince ipliğin mutlaka bir ucundadır. Bilmem bilemem bilmemin de mümkün olmadığı bir durumu şöyle özetleyebiliriz. Sen sanırım K-MAL'ın kafasını yaşamaktasın. Hem genel başkan hem oy veren vatandaş hem de oy'unu partisine veremeyen MAL.

Ahmet Kabaklı 1924 - 8 şubat -2001

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı

Mazlum- Der ve Ayhan Bilgen

2 yıl önce
Necati ÇavdarBeyaz İstek. 15.5.2005 albümüne 27 yeni fotoğraf ekledi.
9 Şubat 2017, 11:42
15.5.2005 de Ankara Sıhıye de Başörtüsüne özgürlük mitingi yapılmıştı.
Mitingin ana "oparatörü" MAZLUM- DER idi.
Başkanı da
Bu günün (2017) HADEP den milletvekili koltuğunu dolduran ve PKK'dan dolayı Tutuklu olan Ayhan Bilgen'di.
Nereden nereye...
O günden objektifimize yansıyanlar.


Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, oturan insanlar
Görüntünün olası içeriği: 10 kişi, kalabalık ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve açık hava
Görüntünün olası içeriği: 16 kişi, kalabalık ve açık hava

GAZİANTEP'İN İLK ŞEHİDİ : ŞEHİD KAMİL

GAZİANTEP'İN İLK ŞEHİDİ
Kurtuluş Savaşı'nın önemli kilometre taşlarından "Gazi" unvanını alan Antep. İşte Kamil de Antep'te yaşamaktadır. Fakir bir ailenin oğludur. Dedesi Kemal kendircilik yapar. Ailecek kendir soyarak geçimlerini sağlarlar.
Tarih 21 Ocak 1920 Cuma günüdür.
14 yaşındaki Kamil anası Hatice ile beraber kendir soymaktan dönmektedir. Sırtlarında soydukları çöpler vardır.
Şehirde bulunan Fransız askerleri bir binayı fırın olarak kullanmaktadır.
Kamil ve anası oradan geçerken 3 Fransız askeri Hatice anayı durdurur ve peçesini açmasını ister.
Hatice ana peçesine uzanan eli ısırır ve bağırmaya başlar:
- Kamil yetiş!
Kamil sırtındaki çöpleri atar ve yerden aldığı taşla Fransız askerine vurur.
Bir çığlık sesi yükselir:
- Ah anam vurdular beni!
Çığlık atan Hatice Ana "Tüfek süngüsü müydü, bıçak mıydı bilemedim ama yavruma sapladılar" der.
Çığlığı duyan halk koşar.
Fransız askerleri, hemen askeri fırına kaçarak kapıları kapatır. Fırının önü bir anda ana baba gününe döner. Kiminin elinde balta, kiminin elinde kazma, satır ne bulduysa oraya koşmuştur.
Fırının içindeki Fransız askeri korku içindedir ve halkın içeri girmemesi için kapının önüne odun ve eşya yığarlar. Bir de tüfeği halka doğru doğrultup kendilerini korumak isterler.
Halk bağırır:
- Açın kapıyı namussuzlar! Bir çocuğu süngülemek nasılmış, açın da gösterelim size... Korkaklar, alçaklar...
Kapılara, pencerelere baltalar, kürekler, et satırları ile vururlar...
Olay yerine Komiser Hakkı Efendi ile jandarma komutanı Çopur Kemal gelir.
Halkın arasına girerler ve şu çağrıyı yaparlar:
- Kapıyı kırmayın, merak etmeyin, hakkınızı koymayacağız İntikamınızı alacağız. Siz şimdi dağılın, bizlere güvenin.
Halk büyük bir üzüntü içinde Kamil'in kanlı naaşını alıp Musullu Sokak'taki evine getirir.
Küçük şehidin cenazesi 22 Ocak günü muazzam bir törenle kaldırılır. Binlerce insan Kamil için görevini yapar.
Dükkanlar kapanmış, alışveriş durmuş, cenaze töreni, Fransızlara gözdağı verme gösterisine dönüşmüştür.
Fransız komutan Albay Saint Marie, Kamil’in cenazesi eve götürüldükten sonra askeri vasıtalarla fırına gider saklanan askerlerini alıp, kolejdeki karargahına götürür. Telaşlıdır olayın bir harp başlangıcı olması ihtimalinden çekinir. Heyet-i Merkeziye’ye haber gönderip, belediyeye gelip şehir halkı adına heyetten özür dilemek, Kamil’in babası Ökkeş Ağa’nın da gönlünü almak istediğini bildirir.
Ökkeş Ağa önce direnir. Sonra Heyet-i Merkeziye’nin ısrarına karşı koyamamaz. İstemeyerek gider belediyeye.
Birkaç subayı ve tercümanı ile beraber belediyede olan Fransız komutan Ökkeş Ağa’ya başsağlığı diler. Ufak bir tazminat olarak 200 altını uzatır. Ökkeş Ağa almaz. Ökkeş Dilek, oğlu Şehitkamil'in Şehadeti üzerine, kendisine teklif edilen 200 Fransız Altınını kabul etmez ve "Kana kan, cana can isterim" der. Antep Heyet-i Merkeziye'si bu asil davranışı üzerine Ökkeş Ağa'ya 50 altın yardım yapmıştır ve maaş bağlamıştır.
Ve Antep Şehitkamil'e sahip çıkar. Kamil'in adı merkez ilçelerinden birine, caddeye, okullara ve birçok yere verilir. Anıtı dikilir.
Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, ayakta duran insanlar

#KIZILBEY Türbesi ve #ÇİRMEN SOKAĞI ... KARACABEY

  Necati Çavdar ,  Angara sokakları  albümüne fotoğraflar ekledi S s e n d p r o t o h k 1 t h 0 i a l 0 8 i f A 0   c g 0 6 2 a 5   2 3 4 2...