Necati Çavdar, Zübeyr Yetik ile
https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10150199007882700&set=a.379256432699&type=3&theater
https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10150199007882700&set=a.379256432699&type=3&theater

Necati Çavdar, Zübeyr Yetik ile

Mustafa Yazgan ve Necati ÇavdarNecip Fazıl'ın çevresinde bulunanlardan Mustafa Yazgan ile Vakıflar Konferans salonunda SERVER vakfının tertiplediği Anma panelinde karşılaştık
YOL ARKADAŞLARI NECİP FAZIL'I ANLATTI
SERVER VAKFI , ülkemizin önemli fikir ve aksiyon adamlarından Necip Fazıl'ın vefatının 28. yılında düzenlediği panel ile andı.
Büyük Doğu ekolünden ve üstat Necip Fazıl’ın yakın çevresinde bulunmuş yazar ve fikir adamları Necip Fazıl'ı anlattı..
Vakıflar Genel Müdürlüğü konferans salonunda gerçekleştirilen anma töreninde Necip Fazıl'ın çevresinde bulunan ve yol arkadaşlığı yapan yazarlardan Zübeyr Yetik, Mustafa Yzagan ve Lutfi Şehsuvaroğlu, hatıralarla yad edip Necip Fazıl'ı çeşitli yönlerden değerlendirdiler.
Panel öncesi slayt gösterisiyle Necip Fazıl'ın hayatından kesitler sunularak "Zindandan Mehmed'e Mektup" şiiri seslendirildi.
Anma törenini SERVER VAKFI Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Tezel, Necip Fazıl'ın fikri yönüne dikkat çekerek çeşirtli konulardaki görüşlerinden örneklerle süsleyen konuşmayla açtı.,
Mehmet Tezel'in açış konuşmasından sonra oturum başkanlığını Av. Mehmet Ali Bulut'un yaptığı panel başladı.
NİZAM-I ALEM DÖNEMİ BAYRAKTARI
Mustafa Yazgan'dan sonra söz alan Zübeyr Yetik, Yagan'ın bıraktığı yerden söze başlayarak " Surda mukaddes bir gedik açılmıştır. Kim gelir giderse gitsin bu gedik kapanmayacak, devam edecektir. Gelinen bir nokta var ise bu gedikten başlayan yürüyüştür. Bu gediği açan gerçektende Necip Fazıl Kısakürek olmuştur"dedi
Yetik, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Üsdadın dev pehlivan gibi ortaya çıktığı güne kadar mücadele verenler var. Hepsinin mücadelesi klasik mücadele idi.
Seküler kesim o yüzden bizi dikakate almazdı. Çünkü seküler kesim "hakimiyet elimizde" diyordu.
Üsdat, seküler keismin dili ile konuştu.
Bu halkı kaale almayanların karşısında onların dili ile mücadele ederek surda gedik açmıştır. Üsdat seküler dille konuşanlara kendi dilleri ile müslümanlığa davet etmiş, bize de o dille konuşmayı öğretmiştir.
Osmanlı dönemi Yükseliş, Duraklama ve Çöküş dömeni diye üç devreye ayrılır.
Yükseliş dönemi; "İla-i Kelimetullah",
Yükseliş dönemi; "Din-ü Devlet",
Çöküş dönemi ; "Nizam-ı Alem" anlayışının hakim olduğu dönemlerdir.Bu kelimeler o dönemlerin dilidir.
Eğer bu yolla düşmüş ve zelil duruma düşmüş isek kalkışımız aynı yolla değil tersi durumla olacaktır.
Üsdadın surda açtığı gedik dönemi "Nizam-ı alem" dönemi idi. Surda açılan gedikten şimdiki "Din-i Devlet" dönemini yaşadığımız döneme geldik.
Üsdat, Nizam-ı Alam döneminin bayraktarlığını yapmıştır.
— Salih Demiryürek, Kriter Dergi, Ahmet Fidan, Mehmet Ragıp Karcı ve Şenol Sazak ile birlikte.SERVER VAKFI , ülkemizin önemli fikir ve aksiyon adamlarından Necip Fazıl'ın vefatının 28. yılında düzenlediği panel ile andı.
Büyük Doğu ekolünden ve üstat Necip Fazıl’ın yakın çevresinde bulunmuş yazar ve fikir adamları Necip Fazıl'ı anlattı..
Vakıflar Genel Müdürlüğü konferans salonunda gerçekleştirilen anma töreninde Necip Fazıl'ın çevresinde bulunan ve yol arkadaşlığı yapan yazarlardan Zübeyr Yetik, Mustafa Yzagan ve Lutfi Şehsuvaroğlu, hatıralarla yad edip Necip Fazıl'ı çeşitli yönlerden değerlendirdiler.
Panel öncesi slayt gösterisiyle Necip Fazıl'ın hayatından kesitler sunularak "Zindandan Mehmed'e Mektup" şiiri seslendirildi.
Anma törenini SERVER VAKFI Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Tezel, Necip Fazıl'ın fikri yönüne dikkat çekerek çeşirtli konulardaki görüşlerinden örneklerle süsleyen konuşmayla açtı.,
Mehmet Tezel'in açış konuşmasından sonra oturum başkanlığını Av. Mehmet Ali Bulut'un yaptığı panel başladı.
NİZAM-I ALEM DÖNEMİ BAYRAKTARI
Mustafa Yazgan'dan sonra söz alan Zübeyr Yetik, Yagan'ın bıraktığı yerden söze başlayarak " Surda mukaddes bir gedik açılmıştır. Kim gelir giderse gitsin bu gedik kapanmayacak, devam edecektir. Gelinen bir nokta var ise bu gedikten başlayan yürüyüştür. Bu gediği açan gerçektende Necip Fazıl Kısakürek olmuştur"dedi
Yetik, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Üsdadın dev pehlivan gibi ortaya çıktığı güne kadar mücadele verenler var. Hepsinin mücadelesi klasik mücadele idi.
Seküler kesim o yüzden bizi dikakate almazdı. Çünkü seküler kesim "hakimiyet elimizde" diyordu.
Üsdat, seküler keismin dili ile konuştu.
Bu halkı kaale almayanların karşısında onların dili ile mücadele ederek surda gedik açmıştır. Üsdat seküler dille konuşanlara kendi dilleri ile müslümanlığa davet etmiş, bize de o dille konuşmayı öğretmiştir.
Osmanlı dönemi Yükseliş, Duraklama ve Çöküş dömeni diye üç devreye ayrılır.
Yükseliş dönemi; "İla-i Kelimetullah",
Yükseliş dönemi; "Din-ü Devlet",
Çöküş dönemi ; "Nizam-ı Alem" anlayışının hakim olduğu dönemlerdir.Bu kelimeler o dönemlerin dilidir.
Eğer bu yolla düşmüş ve zelil duruma düşmüş isek kalkışımız aynı yolla değil tersi durumla olacaktır.
Üsdadın surda açtığı gedik dönemi "Nizam-ı alem" dönemi idi. Surda açılan gedikten şimdiki "Din-i Devlet" dönemini yaşadığımız döneme geldik.
Üsdat, Nizam-ı Alam döneminin bayraktarlığını yapmıştır.

Ali Çelik ve oğlu Hüseyin ile.. — Satılmış Said Vargün ile birlikte.



Necip Fazıl'ı anma gününde.."Üsdat Necip Fazı'ı anlayan üç kişiden biriyim..
28 Yıldır diğer iki kişiyi arayp duryorum...
Henüz bulamadım.. .. Varsa, çıksın ortaya "

Angara'nın iki sacı uzunundan biri dediğimiz,
Enişte
Salih Yağlı ; "yeni imajım" diyor
Enişte
Salih Yağlı ; "yeni imajım" diyor
...................
Angara'nın üç "uzun saçlısı vardır..
Kemal Kelleci..
Salih Yağlı ve Ali Çelik...
Bu gün üçü ile de karşılaştım.
Ancak en genci (Ali Çelik) saçları epeyce kısaltmış..
............................
YAZAR KEMAL KELLECİ VEFAT ETTİ
12/09/2026
“Anadolu'nun Kur'an dervişi" ve “Anadolu'ya tefsir taşıyan adam” olarak tanınan yazar ve fikir adamı Kemal Kelleci Hakk'ın rahmetine kavuştu. Kelleci yaşlılığa bağlı olarak bir süredir hastanede tedavi görüyordu. Bağımsız bir münevver, fikir ve hareket adamı olan Kelleci, 1950'li yıllardan itibaren Ankara merkezli olarak İslami sivil toplum faaliyetlerinde öncü roller üstlenmişti.
KEMAL KELLECİ KİMDİR?
26 Mayıs 1934'te, Isparta'nın Yalvaç ilçesine bağlı Dedeçam köyünde doğdu. Fikir ve hareket adamı olarak tanınan Kemal Kelleci, 1970’li yıllardan itibaren çeşitli grupların sohbetlerine katılarak Kur’an tefsiri dersleri aldı ve öğrendiklerini öğrencilere, halktan kişilere bu ilgileri aktarmak için olağanüstü bir çaba gösterdi.
On üç yaşındayken 1948’de Ankara’da yaşamaya başladı, neredeyse 6 neslin Ankara’dan gelip geçtiğine şahit oldu. İlk gençlik yıllarında Osman Turan, Recep Doksat'la beraber Türk Ocakları’nda çalıştı. Konyalı felsefeci Hamdi Ragıp Atademir, Nurettin Topçu, Mustafa Yazgan, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç gibi isimlerin konferans vermesine öncülük etti.
Yazar Kemal Kelleci, bir söyleşisinde, fikirlerini ve hareketini şöyle özetlemiştir:
“Bizim zamanımızda 32 farz, namaz hocası gibi kitaplar vardı. Biz 54 farzı bile bilmezdik. Konyalı Mehmed Vehbi Efendi’nin, Elmalılı Hamdi Yazır beyin tefsirlerinin dili de ağırdı, logaritma gibi kitaplardı bunlar. Bu açıdan Bekir Karlığa’nın çevirdiği Fizilalil Kur’an’ın Türkiye’de İslami bilginin ve bilincin gelişmesine katkıları büyük oldu. Hatice Babacan olayının ilk elden şahidiyim. Haşim Çağatay, Babacan’ın başörtüsünü çıkarmasını istemiş. Ben Fikir ve Aksiyon Birliği’nin temsilcisi olarak olaya müdahale ettim. Ben alim falan değilim ama Ankara Palas’ta 1975 yılında Kur’an anlaşılır diye tebliğe başladım. Ben uzun maraton koşucusuyum. Sezai beyler, Necip Fazıl üstad, Mustafa Yazgan gibi isimlerin o çalışmaları olmasaydı bugün Türkiye’de bu güzel neticeler hasıl olmazdı.”
Kelleci'nin, Öncü Kitap tarafından yayımlanmış 'Kapıdaki Yabancı' adında bir eseri bulunmaktadır.
https://www.tded.org.tr/tr/yazar-kemal-kelleci-vefat-etti
Daha azını gör










.jpg)
