08 Şubat, 2019

SELANİK TÜRKÜSÜ YENİ CAMİ AVLUSUNDA EZAN SESİ VAR'IN SÖZLERİ VE HİKAYESİ

5 yıl önce
SELANİKCemali Ünlü ve Dina Young ile birlikte.
SELANİK TÜRKÜSÜ YENİ CAMİ AVLUSUNDA EZAN SESİ VAR'IN SÖZLERİ VE HİKAYESİ
Balkan Savaşları sonrasında, Selanik kaybedilir. Ama Selanik, yüzyılların Türk Şehri'dir ve 1. Dünya Savaşı'nda da Osmanlı Devleti'ni yalnız bırakmaz. İşte Selanikli Hasan da, Yemen'de Osmanlı için savaşan Türklerden birisidir.
Hasan, nişanlanalı henüz birkaç hafta olmuştur. Osmanlı'nın bir cihan harbine girdiğinin duyulmasıyla, artık vatan toprağı olmayan; ama Osmanlı sınırları içinde olmasa bile Türklüğünü mutlak bir suretle koruyan Selanik, Osmanlı'ya, yani gerçekte bağlı olduğu ülkeye, asker göndermeye devam edecektir.
Yemen, yamandır. Yakılan ağıtta da söylendiği gibi, giden gelmez. Harp biter, Arap ülkeleri kaybedilir. Buna rağmen ne Hasan, ne de savaşa giden diğer Selanikliler geri dönebilmişlerdir. Nişanlısı Emine, diğer gençlerin yavukluları, karıları gibi, Hasan'ın ya ölüsünü veya dirisini beklemektedir artık.
Yemen'e gidenlerin hepsinin öldüğü düşünülür o günlerde. Herkeste gidenin sağ döneceği umudu vardır ama; aynı zamanda herkes, gideni ölmüş sayar. Bir yanıyla bekler, diğer yanı kaybettiğini çoktan kabullenmiştir. Böyle günlerden birinde, Emine'ye bir haber gelir: "Hasan geldi!" Emine sözün gerisini söyletmez, bir koşu meydana gider, Hasan'ı aramaya...
Emine, herkesten Hasan'ı sorar. Sordukça karşısındaki susar, karşıdakiler sustukça Emine kızar, kızdıkça daha fazla, daha fazla sorar. En sonunda, Hatice Molla Emine'nin kolundan tutar, Balkan Savaşı’nda gâvurun yıktığı caminin yerine yaptıkları camiye, "Yeni Cami"ye götürür.
Emine şaşkın, önce anlayamaz olup biteni. Hatice Molla'ya bakar, Hatice Molla yere bakmakta. Sağda solda ağlaşan kadınlar... Yemen'e giden, gelmiştir ama; sağ değil, selamet değil. Dizleri boşanır, yere çöker; çöktüğü anda minareden bir ezan sesi yükselir.
Vakit geçtikçe Emine'nin cami avlusundaki çöküşü, aynı anda ezanın yükselişi, Emine'nin dayanamayıp Hasan'ın beylik tabancasıyla intihar edişi dilden dile yayılır. Hikâye, Selanik'ten çıkar, türkü olur, kulaktan kulağa, Emine'yle Hasan'ın memleketine geri gelir.
Türküyü yakan çok aranır, bulunamaz. Kimilerine göre "İstanbul'dan Selanik'e gelen gezgin bir ozan" yakmıştır türküyü; kimileri "Türküyü Hatice Molla yakmıştır. Hikâyeyle birlikte türkü de Selanik'ten çıkmıştır." der. Bir rivayete göreyse, "Emine'yle Hasan, cennette birbirlerine söylemişlerdir bu türküyü."
Emine: "Yeni cami avlusunda ezan sesi var,
Ezan sesi değil be annem, sevdiğimin yası var.
Hasan: "Tabutumdan al kan akar, cümle alem bana bakar,
Genç ölümüm yürek yakar, dayan sevdiğim, dayan."
Emine: "Yeni cami avlusunda namazımı kılsınlar.
Gelinlik elbiselerimi başucuma koysunlar."
Hasan: "Mezarımı, mezarımı yol üstüne kazsınlar,
Gelen geçen 'Bir genç ölmüş. Eyvah! Yazık!' desinler."
Emine: "Mezarımı, mezarımı yol üstüne kazsınlar,
Gelen geçen 'Bir kız ölmüş. Eyvah! Yazık!' desinler."
SELANİK TÜRKÜSÜ YENİ CAMİ AVLUSUNDA EZAN SESİ VAR'IN VİDEOSU:https://www.facebook.com/video.php?v=10152854178016108

Uluslararası sistemin kullandığı “Maymuncuk “; PKK/YPG ve Mihraç Ural..


Uluslararası sistemin kullandığı “Maymuncuk “;
PKK/YPG ve Mihraç Ural..
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın Roma ziyareti dönüşünde gazetecilere “YPG “ için uluslararsı sistemin kullandığı “Maymuncuk” değerlendirmesi yaptığı konuşmasında SOÇİ’ye giden Mihraç Ural’ın orada bulunmasına da değinmişti.
THKP-C lideri Mihraç Ural’ın PKK/PYD adına Kah Esat, Kah Moskova arasında “maymuncuk” görevi yaptığı ortaya çıktı.
2016 tarihli mepanews.com adresinde “Rojava'nın Bukalemunları: PYD/YPG” adıyla yayınlanan Mihraç Ural’la PKK elebaşısı Abdullah Öcalan’nın birlikte çekilen resmine yer verdiği ve uluslararası sitem ile diktatör Esat’ların; PKK/YPG/PJAK ı nasıl kullandığını anlatan analizde şöyle deniyor:
“PKK lehine konuşan sadece Shaaban ve Jaafari değil. Esed'ın kendisi de düşmanlarına karşı sonradan kullandıkları birçok silahı onlara temin ettiklerini iddia etmektedir. Banyas katliamının mimarı olan Mihraç Ural, onlarca yıl önce Abdullah Öcalan'ı Hafız Esed ile buluşturmaktan sorumlu olan kişiydi.”
Resimde ; Mihraç Ural ve Abdullah Öcalan, Soğuk Savaş sırasında Moskova ekseninde hareket eden Suriye'de birlikte.
https://www.mepanews.com/…/2776-rojava-nin-bukalemunlari-py…
..........
Mihraç Ural Soçi'ye nasıl gitti?
Reyhanlı Katliamı'nın 1 numaralı sanığı terör örgütü THKP-C Acilciler grubu lideri Mihraç Ural'ın Soçi'deki Suriye zirvesine nasıl katıldığı ortaya çıktı.
http://www.internethaber.com/mihrac-ural-sociye-nasil-gitti…
CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip ErdoğanRoma ziyareti dönüşü ziyareti izleyen gazetecilere gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı. YPG terör örgütünün bir maymuncuk gibi kullanıldığını belirten Erdoğan, Soçi'de düzenlenen Suriye kongresinde görülen terörist Mihraç Ural'ın oraya sahte kimlikle girdiğini söyledi.
YPG MAYMUNCUK GİBİDİR: (YPG’nin Esad’la işbirliği yaptığı iddiası) YPG bir maymuncuk gibidir, nerede ne yapacakları belli olmaz. Bunu herkes kullanabilir. Türkiye’nin böyle bir maymuncuğa ya da böyle bir maşaya ihtiyacı yok. YPG bir terör örgütüdür. ABD’nin bir terör örgütüne karşı bir başka terör örgütüyle mücadeleye yönelmiş olduğu ortamda biz kendimizin neler yapabileceğine odaklanmak durumundayız. Rusya’nın ya da İran’ın dediğiniz türden bir hareket tarzı benimseyeceklerine ihtimal vermek istemiyorum.
(Bir B planı var mı?) O tür planlar olsa dahi açıklanmaz.MİHRAÇ URAL SAHTE KİMLİKLE GİTMİŞ:
“Soçi’yle ilgili sıkıntılar yaşandı, bunların aşılması için Mevlüt Bey’in epey gayretleri oldu. O gayretler neticesinde bazı yanlışlar düzeltildi. Ama tamamı düzeltildi diyemem. Örneğin o terörist adamın (Mihraç Ural) oraya gitmiş olması. Bunu ben Sayın Putin’e söylediğimde, ‘Benim bundan haberim yok’ dedi. Ondan sonra konuyla ilgili görüşmeler yaptı. Bize aktardıkları bilgiye göre adam oraya sahte kimlikle giriş yapmış.
ELİNİZDEYSE BİZE İADE EDİN DEDİK: (Mihraç Ural'ın iadesi istendi mi?) Gereken her şeyi söyledik. Mevlüt Bey de Lavrov’a (Rusya Dışişleri Bakanı) söyledi. ‘O adam oraya madem o şekilde girmiş, elinizdeyse bize iade edin’ dedik. Kendisinin bizim 50’nin üzerinde insanımızın hayatını kaybetmesine yol açan bir terör eyleminin faili olduğunu, aranmakta olduğunu belirttik. Böyle bir teröristin her ne surette olursa olsun görüşmecilerin arasına sızabilmesi, Soçi’nin en büyük açığı olmuştur. Bunu anlamak mümkün değil.”

Papa Francis, kendini V. Pios mu sanıyor? ve DON KİŞOT

Papa Francis, kendini V. Pios mu sanıyor?

Papa Franciscus, bir kaç gün önce BAE ziyaret etti. BAE yönetimi büyük ilgi gösterdi.

Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid'in daveti üzerine, tarihi bir kararla Papa Francis, "İnsan Kardeşliği" - dinler arası diyalog"   Toplantısına katılmak üzere Abu Dabi'ye geldi. Papa Francis bu kararıyla Arap Yarımadası'nı ziyaret eden ilk katolik dini lider oldu.
Şeyh Muhammed Bin Zayed 'in Vatikan Devleti' ne 500 milyon dolar hediye ederek hesaba geçirdi.
Papa'nın Başkanlık Sarayı'daki ziyaretçi defterine imza attığı esnada, Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid Al Nahyan ve BAE devlet başkanı Muhammed bin Raşid el-Mektum'un el pençe durması ...

.......................
Katolik Kilisesi ' nin başı Papa Francis ise bir tablo önünde dua ediyor.
Bu Tablo, 1571 yılında Papa V. Pios (Pius) tarafından kışkırtılarak Osmalının kuruluşundan buyana başlatılan 13. Haçlı Seferleri ' ni oluşturan, Avrupa Katolik ittifakı ' nın Doğu Avrupa ' dak i Osmanlı hilafetinin ilerlemesine karşı mücadeleyi simgeliyor.
Papa V.Pios'un hazırladığı birleşik Hristiyan donanması İnebahtı da ani baskınla 7 Ekim 1571 tarihinde Osmanlı donanmasını yakmıştı.
Bu yenilgide aslında denizci olmayan kara PAŞASI olan Kapdan-ı Derya Müezzinzade Ali Paşa'nın hatası rol oynadığı iddia edilir.
avrupa da Lepanto Savaşı, diye bilinen İnebahtı deniz savaşı; bir Batı Hıristiyan ordusunun ya da Osmanlı İmparatorluğu'na karşı bir filonun ilk büyük zaferiydi.
İtalyan ressam Giorgio Vasari'nin bu savaşı konu alan yağlıboya tablosundaki kompozisyonda, başta İsa olmak üzere birçok dini figür Hristiyanlara yardım ederken, şeytan ve uşakları Osmanlıya- Müslümanlara - yardım ettiği şeklinde sunuluyor
İnebahtı'da gemiler yanında yetişmiş 2500 levendimiz yok edilmiştir.
Evet sonradan altı ay içinde daha modern donanma inşa edilmiştir, fakat bu ilk yenilgiden sonra bir daha Osmanlı, Hristiyan Avrupa karşısında deniz savaşı kazanmamıştır.
İnabahtı sonrası
Venedikle yedi maddelik bir antlaşma imzalanmış, bu antlaşmaya göre venedik Kıbrıs'taki Türk hakimiyetini tanıyacak, her yıl olduğu gibi üç yüz bin floriyi vermeye devam edecek, Zanta adası için her sene verdikleri vergiyi üç misli olarak ödeyecek ve Arnavutluk kıyılarındaki iki kaleyi de Osmanlılara terk edecekti." Ünlü tarihçi joseph von Hammer-purgstall haklı olarak şu notu düşer:
"Bu antlaşmanın şartları dikkate alınacak olursa İnebahtı muharebesini Türkler kazanmış zannolunur."
Papa v. Pios, Osmanlıya karşı Avrupa Hırıstiyanlığını birleştirirken öte yandan da İran şahı, etopya kralı ve Hicaz emiri ile iletişime geçerek Osmanlıyı kıskaca alma çabasını sürdürüyordu.
.....................
SOKULLU MEHMET PAŞA
 Venedik elçisine: biz Kıbrıs’ı almakla sizin kolunuzu kestik. 
Siz inebahtı’nda donanmamızı bozmakla sakalımızı traş ettiniz. Traş edilen sakal yeniden çıkar ama, bir kolun yerine gelmesi imkansızdır"mkansızdır." demiştir.
....................
ALİ PAŞA'nın SANCAĞI 

1571 yılında yapılan inebahtı (Lepanto) deniz savaşında haçlıların ele geçirdiği Amiral gemisindeki Ali Paşa'nın sancağı; meşhur Piza kulesinin olduğu İtalya'nın Pisa şehrindeki Kanto Stefano Dei Cavalieri Kilisesinde sergileniyor.

DON KİŞOT
Yeldeğirmenleriyle savaşan şövalye Don Kişot, romanın yazarı İspanyol bir doktorun oğlu olan Miguel de Cervantes Saavedra'da Papa V. Pois'in çağrısına uyarak Müslümanlara karşı Haçlı savaşı için İnebahtı'ya gelmişti.
Cervantes Türkler'e karşı kurulan bir Haçlı Donanması'na 1571'deki İnebahtı Savaşı'nda bir Türk güllesi genç Miguel de Cervantes Saavedra'nın sol elini götürmüş ve daha sonra Türklerin eline geçen Cervantes beş yıl boyunca Cezayir'de esaret hayatı yaşamıştı.
İnebahtı da Sol elini kaybetmesi yüzünden ileride 'El Manco de Lepanto', yani 'İnebahtı'nın sakatı' diye anılacaktı.
Cezayirde 5 yıl kalarak Türkçe öğrenerek ve İslam kültürüne aşina olan Cervantes, diğer eserleri olduğu gibi yazdığı Don Kişot da da İslam kültüründen izlere yer verecekti. 


https://www.facebook.com/1078263172313137/photos/a.1078267272312727/1275873999218719/?type=3&theater



فرانسيس رأس الكنيسة الكاثوليكية قام بالصلاة أمام لوحة Salus Populi Romani فور عودته من أبوظبي .
اللوحة تم استخدامها من قبل البابا بيوس الخامس سنة 1571 الذي شكل الرابطة الصليبية وهي تحالف كاثوليكي أوروبي لمحاربة تقدم دولة الخلافة العثمانية في أوروبا الشرقية في معركة ليبانتو البحرية...
للتذكير 500 مليون دولار قدمها الشيخ محمد بن زايد لدولة الفاتيكان ...و 50 مليون دولار تدخل في حساب بابا الفاتيكان...
هؤلاء اعراب الخليج ....و الاعراب اشد كفرا و نفاقا....

Görüntünün olası içeriği: iç mekan

https://metaldetectorhobby.forumfree.it/?t=74934193
Görüntünün olası içeriği: 3 kişi

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, açık hava

Fotoğraf açıklaması yok.


////////////////////////////////
http://docs.neu.edu.tr/library/nadir_eserler_el_yazmalari/TEZLER_YOK_GOV_TR/%C4%B0stanbul%20Deniz%20M%C3%BCzesi%E2%80%99ndeki%20Osmanl%C4%B1%20d%C3%B6nemi%20sancaklar%C4%B1%20M%C3%BCge%20KILI%C3%87KAYA%20206879.pdf



İSTANBUL DENİZ MÜZESİ’NDEKİ OSMANLI DÖNEMİ SANCAKLARI 5.1. Katalog 113 Envanter No: 2503 Yapıldığı tarih/yüzyıl: 16. yüzyıl Kumaşının cinsi: İpek Ölçüleri: 470x900 cm. (Noyan, 1976: 50). Özellikleri: Sancağın zemini kırmızı, motifler, kelime-i tevhit, Zülfikar ve kenar bordürü ise sarıya yakın yeşil renklidir. Uçkurluğu yeşil renktedir. Sancağın uçkurluğuna paralel uzanan, yeşil renkli yazı frizinde kelime-i tevhid “lâ-ilâhe illallah; Muhammedün resûllullah” üç kere tekrar edilmiş, tekrarların arasına ikişerli bitki motifi yerleştirilmiştir [Resim 88]. Uçkurluk ile yazı frizi arasındaki bölümde, iki yanda sekiz yapraklı çiçek-yıldız motifi bulunmaktadır. Çiçek yapraklarının ucunda iç içe geçmiş hilaller görülmektedir. Ortada ise daha büyük yuvarlak bir madalyon içerisinde yine hilal motifi yer alır. Yazı frizinden sonra yerleştirilmiş Zülfikarın iki yanında, üstte ortada görülen hilalli madalyon tekrar edilmiştir. Zülfikarın altında ise içerisinde kelime-i tevhid yazılı hilal bulunan, yuvarlak bir madalyon yer alır. Altında yine sekiz köşeli çiçek-yıldız motifi görülmektedir. Sancağın çevresini, açık ve koyu yeşil renklere sahip palmet motifli bir bordür dolaşmaktadır. 7 Ekim 1571 tarihinde Osmanlı ve Haçlı donanması arasında meydana gelen İnebahtı Deniz Savaşı’nda Haçlılar tarafından ele geçirilmiştir. Osmanlı donanmasının Derya Kaptanı Müezzinoğlu Ali Paşa’yı öldüren asker, sancağı alarak Venedik’te bir kuyumcuya satmış daha sonra ise Venedik Senatosu sancağın gümüşten olan aleminin her sekiz dirhemine bir duka altını verip satın alarak hükümet hazinesine koymuştur (Kurtoğlu, 1992: 91). Daha sonra Venedik Müzesi’nde sergilenen sancak, 1964 senesinde Papa VI. Paul tarafından Türkiye Cumhuriyeti’ne iade edilmiş, 1999 senesinde ise restore edilmiştir."
...................
https://tr.scribd.com/document/94870070/Istanbul-Deniz-Muzesi-Ndeki-Osmanli-Donemi-Sancaklari-Banners-of-Ottoman-Period-in-the-Istanbul-Naval-Museum
/////////////////////////////////
Papa'nın BAE ziyaretinin dini ve siyasi boyutları

 Papa'nın ziyareti sırasında özellikle Ahmed et-Tayyib ile verdiği samimi pozlar dünya gündemine oturdu.

İnsan Kardeşliği Toplantısın'a katılan Mısır'ın El Ezher Cami ve Üniversitesi Başimamı Şeyh Ahmed El-Tayeb  ile verdiği samimi pozlar dikkat çekti...

 GÜNDEM: DİNLER ARASI DİYALOG     Papa'nın ziyareti ile ilgili açıklamarda bulunan BAE Dışişleri Bakanı Enver Gargaş, 'Papa Francis ile Şeyh Tayyib'in aynı anda burada olması, dinler arası diyaloğu geliştirme yolunda önemli bir adım. BAE'nin şiddetle teşvik ettiği dinler arası diyalog mesajının verilmesi adına çok önemlidir' dedi.


DİNLER ARASI DİYALOG:
 Papa'nın ziyareti ile ilgili açıklamarda bulunan BAE Dışişleri Bakanı Enver Gargaş, 'Papa Francis ile Şeyh Tayyib'in aynı anda burada olması, dinler arası diyaloğu geliştirme yolunda önemli bir adım. BAE'nin şiddetle teşvik ettiği dinler arası diyalog mesajının verilmesi adına çok önemlidir' dedi.

///////////////////////////////
Yeni seçilen papa Hristiyanları selamlarken gölgesi Şeytan şeklinde duvara yansıdı 

Necati Çavdar bir fotoğraf paylaştı.
İlginç
Liderim Erdoğan
Yeni seçilen papa Hristiyanları selamlarken gölgesi Şeytan şeklinde duvara yansıdı )
https://www.facebook.com/memories/?source=notification&notif_id=1551361386027338&notif_t=onthisday

//////////////////////////////////////////
Fotoğraf açıklaması yok.
Sayfayı Beğendin · 7 Temmuz 2013 
 
Don Kişot Arapça konuşuyordu
İspanya kralı 14 nisan 1609 tarihinde bir genelge imzaladı. Kral, İspanya topraklarında yaşayan Endülüslü Müslümanlar ile Museviler’i kapı dışarı ediyordu. 1609 eylülünde Valencia, Granada, Aragona, Catalogna, Castiglia gibi şehirlerde yaşayan Müslüman ve Musevi nüfus, dokuz yüzyıl önce atalarının geldiği Kuzey Afrika’ya geri dönüyordu. 1614’de İspanya’yı terk etmeye zorlanan İspanyol ‘moriskos’ların sayısı 300 bini aşmıştı.
Don Kişot’un üvey babasıyım'
İspanya Kralı’nın imzaladığı genelgeden beş yıl önce 1604’de “Mançalı Don Kişot” başlıklı bir kitap yayımlanmıştı. O dönemde büyük bir ilgi gören “Don Kişot”, kapağında adı geçen kişinin özgün eseri değil Arapça’dan İspanyolca’ya kazandırılan çeviri bir yapıt diye tanıtılıyordu. Cervantes kitap için kaleme aldığı önsözde, “Don Kişot’un babası diye anılsam da gerçekte ben üvey babayım” diye not düşmüştü.Kahramanları şövalyeler olan romanların etkisindeki yaşlı bir adamın şövalye olmaya karar vermesini anlatan Don Kişot’un sekizinci bölümünde öykünün nasıl devam edeceğini bilemeyen Cervantes, romanın kahramanını bir savaşın ortasında terk etmişti.
Cervantes günün birinde Toledo’nun kalabalık caddelerinden birinde yürürken bir tomar el yazma eser dikkatini çekiyor. Kitaplara ve okumaya meraklı Cervantes sağa sola dağılan yaprakları toplarken, Arapça dilinde yazılmış olsa da bütün eseri satın almaya karar veriyor. Bu yazma eserde anlatılan öyküyü merak eden Cervantes, Arapça bilmediği için bu dili konuşan ve İspanyolcaya çevirebilecek birini arıyor.
Sonunda bu kişiyi bulan Cervantes, “Mançalı Don Kişot”u Cid Hamete Beneneli adlı Arap bir tarihçinin yazdığını öğreniyor. Endülüslü Müslümanı evine davet eden Cervantes, 50 libre üzüm ve iki çuval buğday karşılığında Arap tarihçinin yazarı olduğu kitabın İspanyolcaya çevrilmesini istiyor. O yıllarda da bugün olduğu gibi çevirmenler düşük ücretlere çalıştırılıyordu. Cervantes’in teklifini kabul eden kişi, Benengeli’in yazdığı kitabı altı haftalık yoğun bir çalışmayla İspanyolcaya kazandırıyor.Ya sonra? O dönem İspanya’da yürülükte olan sansüre, engizisyona. etnik ayrımcılık güden yasalara karşın Cervantes yazarı Arap olan “Don Kişot” u egzotik bir ülke yazarının kitabı diye tanıtıyor. Kitap İspanya’da büyük bir başarı elde ediyor, onlarca dile çevriliyor ve sözün kısası “Don Kişot” İspanyol edebiyatının baş yapıtlarından biri seçiliyor.
Cervantes’in ünlü yapıtı “Mançalı Don Kişot”un ardında saklı bu öyküyü Floransa’da geçtiğimiz ay düzenlenen edebiyat festivalinde okurlarına aktaran Alberto Manguel*, Don Kişot’un Arap karşıtı önyargılardan yoksun olmadığına vurgu yaparak Cervantes’in kahramanlarının dönemin İspanyol kültüründe baskın olan “moreskos”lara karşı ulusal duyguları paylaştığını anlattı
Endülüslü Müslümanları İspanya’dan göç etmeye zorlayan genelgenin kral tarafından imzalanmasından altı yıl sonra 1615’de Cervantes, Don Kişot’un ikinci bölümünü yayımlıyor. 54. bölümde okuru Sanço’nun hemşerisi Ricote* ile tanıştırıyor. Ricote de İspanya’dan sürgün edilenlerden biri. Ancak İspanya’ya hacı kılığına bürünerek geri dönüyor. Sanço’ya kendisi ve öteki sürgün edilenlerin Kuzey Afrika’da hoş karşılanmadıklarını, yurt dışındayken İspanya için ağladıklarını anlatıyor. Ricote, ”Sonuçta biz İspanya’da dünyaya geldik, İspanya bizim anavatanımız.” diyor.
Aslı Kayabal /soL


#KIZILBEY Türbesi ve #ÇİRMEN SOKAĞI ... KARACABEY

  Necati Çavdar ,  Angara sokakları  albümüne fotoğraflar ekledi S s e n d p r o t o h k 1 t h 0 i a l 0 8 i f A 0   c g 0 6 2 a 5   2 3 4 2...