29 Mart, 2019

"Burası Huş’tur,Yolu yokuştur" YEMEN


4 yıl önce


Necati Çavdar bir gönderi paylaştı.
"Burası Huş’tur,Yolu yokuştur"
Yemen..
100 yıl önce bizden koparılmak istenirken yangın yerine çevrilmişti.
Şimdi yine İngiliz - ABD tezgahında yanıyor..
Hem de kabile kabile, mezhep mezhep ayrıştırılarılıp kardeş kardeşe kırdırılarak..
100 yıl önceki sahne aynı sahne oyuncu aynı oyuncu..
Figuranlar...
... Yanan diyar bizim eller
Sönen ocaklar bizim
Yok olan canlar bizim canlar
T.C. Serdar Koçak
"Burası Huş’tur,Yolu yokuştur" denen yer; Yemen’in başkenti Sana ile Taiz şehri arasında kalan bir TÜRK Kalesidir. Burası Osmanlının son savunma noktalarından biridir. Yemen Türküsü, Kahr (Huş) Kalesi'nde yitirilen çok sayıda Türk askerinin içler acısı öyküsüdür.
Havada bulut yok bu ne dumandır
Mahlede ölü yok bu ne figandır
Şu Yemen elleri ne yamandır
Ah o yemendir gülü çimendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Burası Huş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir
Kışlanın önünde redif sesi var
Bakın çantasında acep nesi var
Bir çift kundurayla bir de fesi var
Ah o yemendir gülü çimendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Burası Huş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir
Yorumlar

TC Mahmut Selim Gürsel VE BURAYI DA BİZLERE yok ettirecekler! Yazıklar olsun
Yönet

4y
BeğenDaha fazla ifade göster

Mehmet Gevher Sana varıncaya kadar akşam olur be kardeş.ABD yeter artar bile.Merak etme. Osmanlıya yaptıklarını çekiyorlar bunların hepsi. Yazık çok yazık.
Yönet

4y
BeğenDaha fazla ifade göster

Necati Çavdar Mehmet bey, Osmanlı ya ne yapmışlar.. 1924 Lozan hezimetine kadar Osmanlıya bağlı kalmak mı ihanet?..İngilizin propagandasına kanarak kanant yürütmemek ve gerçekleri görmek gerek.. Yemen deki Yedinci Osmanlı Kolordusu’nun çekilmesini Yemen’in kalbi sayılan Şerare Meydanı’nda toplanan halk gözyaşları içinde “Allah Osmanlıya yardım etsin” duaları ile uğurlaması ve uzun yıllar gittikleri caddeden geri dönecekleri günü beklemelerimi İHANET..Lütfen.. Ymenede baş olma derdine giren İmma yahya bile İngilize teslim olmayıp, Osmanlı hakimiyetinde yerel bey olmak için son ana kadar diren mesi mi İHANET.. ? Daha ilerisi Kudus'ten(Filistin) Koca bir ülke olan bu gün çoğunluğuna gavurun Suriye diyerek böldüğü Beyrut, Hatay, Şam , Halep gibi şehirlerimizi / sancak ve vialayetleri o meşhur" kurtarıcı" denen Kamal ağanın bir mermi atmadan vede İstanbul hükümetini düşürmeye zorlama adına - ki Adanadan padişaha hükümet teşkili için ültümatom vermiştir..- tüm orduyu Antepe çekip başsız bırakmak suretiyle İngilize peşkeş çekmesi karşısında çaresiz kalan halk mı İHANET etti..? Şamda, Kudusde Beyrut da..Halep de hangi isyanlar olduda Osmanlı yönetimi BAYRAK indirip, İngilize bıraktı?..Buralar Sevr'e rağmen..Hatta Meclis-i Mebusna kararı olan Misak-ı Milliye rağmen Lozan İhanetine kadar hukuken Oasmanlı kalmaya devam etmiştir..Bu böyle biline..Ve ingiliz piyonlarının oyunlarına gelinmeye..

Yönet

4yDüzenlendi
BeğenDaha fazla ifade göster

TC Mahmut Selim Gürsel Necati bu konuda taraf tutuyorsun! Kemal dediğin senin şu an yaşadığın yere kadar gelen düşmanı kovan ATATÜRK'TÜR ki senin savunduğun OSMANLI dedg-ğin alçaklar ÜLKEYİ bu gün gibi satan ve İNGİLİZ gemisi ile ülkeden kaçanlardır. Senin deden acaba KURTULUŞ SAVAŞI MADALYASI sahibi midir? yoksa

Yönet

4y
BeğenDaha fazla ifade göster

Necati Çavdar Mahmut ağbi yalanlara inanıyorsun.. Zira Alaman zırlılaraına binip kaçanlar KAHRAMAN da İngiliz gemisine mecbur edilenler niçin Hain? sadece bunun farkına varmanız meseleyi çözer?.. Olay Hilafet meselesidir. Ve Son Türk Hakanı vede Halifesi olan kişi İngilize teslim edilmeseydi Hukuken Hilafetin kaldırılması mümkün değildi.. Kurtarıcınız (!) kamal ağa emin olun ki o İngiliz planının oyuncusuydu..İngiliz işgalle başaramadıklarını Kamal ağanın dikta yönetimi ile başarabilmiştir..Açıp Lord Kurzonu okuyun.. Ya da koca bir suriye - ki Irak ve Filistin hazinesi de dahil- hazinesi kimin eline nasıl geçirilmiş* Yazar nezihe arzın babası vede Kamal ağanın mutemedi Rifat bey'in anaılarından okuyun..Hadiseyi anlayacaksınız..? veya Sivas da amerikan senato heyetiyle başlarında general vardır..Neyi müzakere etti, ne teklif etti..Amerika neyi fazla buldu..Araştırın..Siz aklı başında zeki vede hakkaniyetli insansınız..

Yönet

4y
BeğenDaha fazla ifade göster

Necati Çavdar Evet Rahmetli dedem, Balkan , Çanakkale ve de İstiklal harbi gazisi olup 13 yıllık bir savaşdan onra dönebilen Hakiki GAZİdir..
Yönet

4yDüzenlendi
BeğenDaha fazla ifade göster

TC Mahmut Selim Gürsel Biliyorum da ATATÜRK'E neden KEMAL diye yazıyorsun!
Yönet

4y
BeğenDaha fazla ifade göster

TC Mahmut Selim Gürsel Halifelik nedir? Türklere nereden gelmiştir. PADİŞAHLAR ARAP MIDIR?
Yönet

4y
BeğenDaha fazla ifade göster

TC Mahmut Selim Gürsel Şİmdi ben YALANA İNANIYORUM DA sen uydurmalara inanıyor ve ARAPÇILIK mı oynamaya kalkıyoruz?

Yönet

4y
BeğenDaha fazla ifade göster

Necati Çavdar ee vatandaşın adı öyle..Remen kendi isteği ve iradesiyle anasının verdiği "Mustafa" ve hocasının taktığı "Kemal" isimlerini atarak "KAMAL"laştı da ondan..Yoksa bundan damı haberimzi yoktu? her hal koca bir diktatöre iftira etmiyoruz ya?

Yönet

4y
BeğenDaha fazla ifade göster

TC Mahmut Selim Gürsel İki mustafa bir sınıfta olmaz diyince KEMAL ADI Veren hocası değil mi kendin yazıyorsun! HER NE İSE SEN ATANI BİLMEZ İSEN başkasınıda bilmen biraz zor!
Yönet

4y
BeğenDaha fazla ifade göster

Necati Çavdar Arapçılık başka..Milleti bölme adına uydurulan yalanlar başka.. Onu - yani ırçılığı "; Benim, Osmanlı Askeri Memuru olan Mustafa Kemal beyin ve de tüm alemlerin Efendisi çoktan "ayaklar altına aldı"..
Yönet

4y
BeğenDaha fazla ifade göster

Necati Çavdar Ağbi aç kafa kağıdına kendin bak..Adam çoktan "mustafa ve Kemal" ismlerinden istifa ederek sadece "KAMAL"laştı... http://www.google.com/imgres...
Yönet
4yDüzenlendi
BeğenDaha fazla ifade göster
Önizlemeyi Kaldır

Necati Çavdar İngilize vali olmak ister...M.KEMAL İNGİLİZ VALİSİ OLMAK İSTEDİ (Türk Tarih Kurumu'nun çevirtip bastığı bir kitaptan alındı bu çarpıcı sözler.)

14 Kasım 1918 günü, bir gün önce İstanbul’a gelip Pera Palas’ta ikamete başlamış olan Mustafa Kemal Paşa, İ
ngilizlerin Daily Mail Gazetesi’nin muhabiri G. Ward Price’ı aracı yaparak General Harrington’la görüşmek ister. Price, Pera Palas’ta yaptığı görüşmeyi hatıralarında şöyle aktarıyor:
“Mustafa Kemal, yapmak istediği bir teklif için Britanya resmi makamlarıyla nasıl temas edeceğini” bildirmemi rica etti.
“Bu harpte yanlış cephede savaştık, dedi, eski dostumuz Britanyalılarla asla kavga etmek istemezdik… Biliyoruz, partiyi kaybettik… Anadolu’nun Müttefik Devletler tarafından işgal edileceğini tamamen biliyordum… Bu topraklar üzerindeki bir Britanya idaresinden o kadar hoşnutsuzluk gösterilmemesi gerektir.”

Eğer İngilizler Anadolu için sorumluluk kabul edecek olurlarsa Britanya idaresinde bulunan tecrübeli Türk valileri ile işbirliği halinde çalışmak ihtiyacını duyacaklardır. Böyle bir selahiyet dâhilinde hizmetlerimi arzedebileceğim münasip bir yerin mevcut olup olmayacağını bilmek isterim. M.Kemal.

KAYNAK:

Price'ın Extra-Special Correspondent (Çok Özel Yazışmalar) adlı kitabından (1957, sayfa 104) aktaran Gotthard Jaeschke, Kurtuluş
Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri, Çeviren: Cemal Köprülü, Ankara 1991, Türk Tarih Kurumu Yayınları, sayfa 98.

28 Mart, 2019

Sen kanlar içinde kıvranırken Silah baronları , kanlarını yudumluyor

6 yıl önce
Sen kanlar içinde kıvranırken
Silah baronları , kanlarını yudumluyor
Milli Gazete
Şam’daki iki çocuk ve Buti
Şam’daki son Cuma namazını O’nun arkasında kılmıştık.
Emeviye Camii eski günlerinden uzaktı.
Buti’nin imamlığında namaza durduğumuzda üç saf ancak olmuştuk.
Oysa aynı camide daha önce iğne atsan yere düşmezdi.
Tarihin kadim başkenti Şam çoktan kana ve korkuya teslim olmuştu.
O Cuma namazında iki tane çocuk takılmıştı gözüme.
11 bilemediniz 12 yaşlarında.
Safta yan yana düşmüştük. Namaz aralarında birbirleriyle şakalaşıyorlardı.
Ne diktatörlük umurlarındaydı, ne de özgürlük!
Hiçbir küresel hesapları da yoktu.
Savaşı bir oyun sanacak kadar çocuktular işte.
Allah biliyor. Gözlerimden iki damla yaşın aktığını hatırlıyorum.
Hangi özgürlük, bu çocukların hayatından daha önemli olabilir ki!
***
Ramazan El Buti’nin, bombalı bir saldırı sonucu öldürüldüğü haberi cep telefonuma düştüğünde, yine o çocuklar geldi aklıma.
İntihar bombacısı caminin içinde patlatmıştı bombayı.
Buti, talebelerine hadis ve tefsir dersi veriyordu.
Kendisiyle birlikte tam 41 can daha ölmüştü.
Acaba içlerinde, o çocuklar da var mıydı!
Adlarını bilmediğim ve hiçbir zaman öğrenemeyeceğim ama gözlerindeki ışıltıyı da asla unutamayacağım o iki çocuk!..
Bilmiyorum. Hissettiğim tek şey; öfke!
Lanet olsun sizin diktatörlüğünüze
Lanet olsun özgürlüğünüze
Lanet bütün küresel hesaplarınıza..
Lanet olsun, savaşınıza, barışınıza...
***
O namazdan sonra yaklaşık 1 saat Buti ile sohbet etmiştik
Özetle; “Kan ve kaos İsrail’in işine yarar, ne olacaksa kan dökülmeden olmalı” demişti.
Buti, bizdendi. Anadoluluydu. 1929 yılında, Cizre’de doğmuştu.
4 yaşındayken ailesiyle birlikte Suriye’ye göç etti.
Şapka giymediği için alimlerin asıldığı günlerdi.
Babası da alimdi. Ya şapka giyecek ya da asılacaktı.
Şapka giymemek için Şam’a gittiler. Bir daha da dönmediler.
Buti geçen hafta öldürüldüğünde 84 yaşındaydı.
***
Peki Ramazan El Buti’yi kim öldürdü?
Esad rejimi muhalifleri suçluyor.
Muhalifler, Esad rejimini.
Peki kim vurdu?
Bombacıyı bende bilmiyorum.
Ama kesin olarak bildiğim bir şey var;
Bomba Batılı, Küresel silah baronlarınındı!
Bildiğim bir şey daha var;
Biz Kürtçe, Türkçe, Arapça ağıtlar yakarken,
Onlar, neşeyle viskilerini yudumluyorlar.
Biliyor muydunuz!
ABD Kongresi tarafından hazırlanan bir rapora göre, ABD’nin İslam ülkelerine yönelik silah satışının, 2010 yılında 21.4 milyar dolar iken, 2011 yılında yüzde 300 artarak 66.3 milyar dolara çıkardığını biliyor muydunuz!

#KIZILBEY Türbesi ve #ÇİRMEN SOKAĞI ... KARACABEY

  Necati Çavdar ,  Angara sokakları  albümüne fotoğraflar ekledi S s e n d p r o t o h k 1 t h 0 i a l 0 8 i f A 0   c g 0 6 2 a 5   2 3 4 2...